Absorpsiyon,Penetrasyon Nedir?

Beste Gürkan

Mit: Cildinize sürdüğünüz her şeyin %60 ı cilt tarafından absorplanmaktadır.

 

Doğru:Cildimize ve vücudumuza uyguladığımız ürünlerin %60 ı cilt tarafından absorbe edilerek kana karıştığı fikri bir mittir. Yani böyle bir şey mümkün değildir. Cildimiz, üzerine sürdüğümüz her şeyin %60 ını absorbe ederek kana karışmasına asla izin vermez. Böyle bir şey mümkün olsaydı duş bile alamazdık çünkü cildimiz bir sünger gibi suyu emecekti.

Cildimizin en temel fonksiyonu bariyer görevi görmesidir. Daha basit ifade etmek gerekirse cildimizin temel görevi vücudumuzun ihtiyacı olanı içeriye almak ve vücudumuz için kötü olanı dışarıda tutmaktır.

Cildimizin en üst tabakası olan epidermis tabakası 15-20 kat ölü hücre tabakasından oluşmaktadır. Epidermisin en üst tabakası olan bu ölü hücre katmanına Stratum corneum denir. Stratum Corneum tamamen ölü hücrelerden oluşur.

Kozmetik formülatörlerinin en çok çalıştığı ve onları en çok zorlayan konu geliştirdikleri ürünlerin bu ölü tabakayı geçerek epidermisin diğer tabakalarına ulaştırabilmeyi sağlamaktır. Bu ciddi anlamda zor bir konudur ve her formül için mümkün değildir. Bu nedenle dışarıdan da kimyasal eksfolyasyon, dermaroller, dermapen gibi bazı destek teknikleri uygulanabilmektedir. Bu teknikler azıcık da olsa aktiflerin penetrasyonun imkan sağlamak içindir. Çünkü bir aktif molekülün cildin alt katmanlarına geçişi o kadar kolay bir iş değildir. Bunun gerçekleşmesi için dikkate alınması gereken bir çok faktör mevcuttur. Yani cilt bir maddenin cildin daha alt katmanlarına geçişine izin vermez, geçememesi için her şeyi yapar.

Cilt bakımında iki ayrı terim mevcuttur. Penetrasyon ve Absorpsiyon. Bu iki terimin tam olarak ne anlama geldiğini anlamadan cilt emiliminin ne demek olduğunu anlamak mümkün değildir.

 

Cilt Penetrasyonu nedir? Penetrasyon bir aktif molekülün veya bir kimyasalın cilt bariyerini aşması demektir. Yani bu terim aktif maddenin ne kadarı epidermisin üst kısmında (cildin dışında) ne kadarı epidermisin altındadır bunun kıyaslamasıdır. Cilt bakımında aktif maddelerin hedefledikleri tabakaya kadar penetre olması ve bu bölgede çalışarak cilt problemlerini gidermesi hedeflenmektedir. Konularında uzman cilt bakım formülatörlerinin asıl amacı aktif içeriklerin cilde penetre olması ve cilt problemlerinin giderilmesine yardımcı olmasıdır. Absorpsiyonun mümkünse gerçekleşmemesi veya vücudun boşaltım yolu ile atabileceği çok cüzi miktarlarda olması beklenmektedir.

Penetrasyonunu neler etkiler? Bir cilt bakımı formülünün ne kadarının penetre olacağı genetik faktörlere ve ürünün hangi bölgeye uygulandığına bağlıdır. Uygulanan cilt ne kadar ince ise, örneğin yüz veya göz çevresi bölgesi, aktif maddenin penetrasyonu o kadar yüksektir.

Bunların dışında aktiflerin penetrasyonunu arttırmaya yardımcı olan bazı yöntemler de vardır. Bunlardan en etkili olanı eksfolyasyondur. Eksfolyasyon yöntemi ile stratum corneum tabakasındaki ölü doku hücrelerini birbirine bağlayan tutkal malzemesi çözülür ve bu ölü hücreler cilt yüzeyinden uzaklaştırılır. Bu sayede uygulanan aktif moleküller cildin daha alt katmanlarına penetre olur ve buralarda çalışırlar. Özellikle anti age özelliği bulunan retinol, peptide, c vitamini, niacinamide gibi aktifler cildin daha alt katmanlarına erişimi sağlanır. Daha derin tabakalara penetre olan bu aktifler hızlıca etki göstermeye başlar.

Hyaluronic Acid gibi spesifik içeriklerin kullanılması da aktiflerin penetrasyonunu arttıran bir yöntemdir. Formülün kendisi de aktiflerin penetrasyonunu arttıran maddeler içerebilir. Dışarıdan destek alınacak ise özellikle Hyaluronic Acid bu konuda çok başarılıdır. Cyrene Hyaluronic Acid Intensifier gibi özel geliştirilen formüller aktif moleküllerin daha derinlere penetrasyonunu amaçlamaktadır.

 

 

Cilt Absorpsiyonu nedir? Absorpsiyon penetrasyondan çok farklı bir terimdir. Absorpsiyon, aktif molekülün cilt bariyerini aşarak kanın transferini gerçekleştiren damarların bulunduğu tabakaya ulaşması ve damardan içeriye girerek kan yolu ile vücudun diğer bölgelerine ulaşması anlamındadır. Peki böyle bir şeyin gerçekleşmesi mümkün müdür?

Vücudumuzun çok önemli bir kendini koruma mekanizması olduğu için çok şanslıyız. Bu kendini koruma mekanizması sayesinde vücudumuz ihtiyacımız olmayan şeyleri veya bizim için zararlı olan maddeleri hemen boşaltım sistemine yönlendirerek dışarıya atar. Bir maddenin zehir mi yoksa vücut için yararlı mı kararının verilmesinde absorplanan maddenin dozu (ne kadar madde absorplandı) etkilidir. Sorulması gereken asıl soru hangi konsantrasyonlarda absorplanınca bu madde bizim için zararlı (toksik) hale gelmektedir sorusudur. Bu nedenle kozmetik formüllerinde yer alan tüm içerikler toksisite araştırmalarına tabiidir. Bu konu çok detaylı çalışmaları içerir ve sadece uzmanları tarafından değerlendirilebilen bir konudur. Kozmetik formülleri tüketici ile buluşmadan önce yetkili kişiler tarafından toksikoloji değerlendirmelerinden geçmektedir.

Cildimizin ciddi anlamda bir absorplama özelliği olsaydı ilaçları enjeksiyon veya tablet/şurup formunda almak zorunda kalmazdık. İlaçları cildimize sürerdik ve ilaçtaki tüm etken maddeler cildimiz tarafından absorplanarak kana geçerdi. Ne yazık ki böyle bir şey mümkün değildir.

 

Cildimize uyguladığımız üründeki aktif moleküller cilde penetre mi olacak yoksa absorbe mi olacak, bu nasıl anlaşılır? Aktif maddenin penetre mi olacağı yoksa absorbe mi olacağı bu maddenin molekül ağırlığına, iyonik yapısına ve konsantrasyonuna bağlıdır. Ayrıca maddenin toksisitesi değerlendirilirken uygulanan miktar, uygulama alanı, maruziyet süresi göz önüne alınarak hesaplamaları yapılmaktadır.

Bir maddenin ne kadarının absorplanıp ne kadarının absorplanamayacağını etkileyen önemli faktörler: aktif molekülün taşıyıcı formülünün yapısı (formülün bazı), aktifin çözünürlüğü, vücuda uygulanan alan, cilt bariyerinin sağlık durumu, epidermal tabakanın kalınlığı, sıcaklık, o bölgedeki kan akışının hızı.

 

O zaman en baştaki sorumuza geri dönersek cildimiz uyguladığımız her şeyin %60 ını absorplama özelliğine sahip miymiş? Cevap kesinlikle kocaman bir HAYIR dır.

Absorpsiyonu belirleyen en önemli faktör maddenin dozudur. Bu dozun ne kadarının absorplanacağına belirleyen yukarıda sayılan tüm faktörler ve daha fazlasıdır.

En büyük şansımız cilt tarafından çok çok düşük konsantrasyonlarda bile olsa absorpsiyon meydana gelmesi durumunda absorplanan bu çok düşük konsantrasyonlar hemen boşaltım veya sindirim sistemlerine alınarak dışarıya atılır veya vücut tarafından yok edilir.

 

Cilt bakım ürünlerinden korkmak ve sırf bu yüzden cilt bakımı yapmamak yersiz bir korkudur. Cilt bakım ürünleri uzman kişiler tarafından doğru formüle edildiği sürece güvenle kullanılabilir ve vücudumuza zarar vermeden fayda sağlarlar. Bir üründen zarar görmeden faydalanmak için en önemli konu formülasyondur. Formülasyonu yapması gereken kişi ise bu konuda eğitim almış ve yeterli deneyime sahip kozmetik kimyageridir.