Roaccutane (Isotretinoin) tedavisi sırasında ve tedavi sonrasında Cilt Bakımı

Ersin Koseoglu

Roaccutane tedavisi çok etkili sonuçlar vermesine rağmen cilt ve vucüt üzerinde çok ciddi negatif etkilere neden olabilmektedir. Roaccutane tedavisi sırasında ve sonrasında cilt bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve daha iyi bir cilt için cilt bakımınızı düzgün yapabilmeniz için Roaccutane’ ı biraz daha yakından tanımalısınız. Hazırladığımız bu çalışmada Roaccutane’ ı etkilerini ve yan etkileri bu sırada cilt bakımında dikkat edebileceğiniz adımlar açıklanmaya çalışıldı.

Retinoidlerin dermatolojik hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanması son yılların en heyecan verici gelişmelerinden biridir. 

Roaccutane (Isotretinoin) kullanıldığında cildin yağ üretimi %90 veya daha yüksek oranında azalır. Cilt yağı azaldığında doğal olarak bakterilerin beslenip çoğalabileceği ortam da azalmış olur ve kne oluşumunun önü bu şekilde kesilmiş olur. Bu çeşitli yumru ve kistlerin tedavisinde uzun süreli ve kalıcı iyileşmeler sağlayabilir. Fakat birçok da yan etkisi vardır. Örneğin karanlıkta görme bozukluğuna, kafatasında basınca, karaciğer problemlerine neden olma ihtimali olduğu biliniyor. Yüzde kuruluk, kaşıntı, döküntü yapabiliyor. Ağız çevresinde, dudakta, burunda, göz çevresinde ve göz içinde kuruluk yapabiliyor. İlacı kullananlar arasında bir de burun kanamasına genel olarak rastlanır. Aşağıda detaylı olarak bunları incelemeye çalıştık. Arıca yan etkileri minimuma indirmek için Roaccutane tedavisi sırasında ve sonrasında nelere dikkat edilmesi gerekir bunları aktarmaya çalıştık.

Roaccutane (Isotretinoin) tedavisi sırasında ve tedavi sonrasında Cilt Bakımı

Roaccutene tedavisi sırasında cildin yağ üretimi %90 veya daha yüksek oranında azaldığı için ciltte birçok değişim meydana gelmektedir. Kuru, kolay kızaran alerjik bir cilde dönüşebilmektedir. Pul pul dökülmeler de gözlemlenebilir. Cilt temizliğinde nazik içerikleri olan temizleyiciler tercih edilip cilt sert (SLES,

SLS, Sülfatlar) içerikler ile tahriş edilmemelidir. Ayrıca esans, etil alkol gibi cilt kuruluğunu tetikleyip alerjik reaksiyonlara neden olan içeriklerden de kaçınılmalıdır.

Cilt temizlendikten sonra mutlaka nemlendirici etkisi olan ve iyi formüle edilmiş bir tonik uygulanmalı, ardından cilt serum ve nemlendirici ile bol bol nemlendirilmelidir. Gündüzleri geniş spektrumlu güneş koruyucu ihmal edilmemeli ve 2 saatte bir yenilenmelidir. Haftalık bakımda ise nem maskeleri ihmal edilmemelidir.

Roaccutene tedavisi gören hastaların özellikle derin peeling, mikrodermabrazyon, dermabrazyon, lazer tedavileri gibi yeniden yüzeylendirme ve epilasyon uygulamalarını Roccutane tedavisinin kesilmesinden en az 6 ay sonrasına kadar ertelemeleri gerekir. Çünkü Roccutane kullanımı bu uygulamalar sonrasında yara izi ve leke olasılığını arttırabilmektedir.

Cilt bakım rutininizin oluşturulmasında ve size özel ürünlerin seçiminde uzmanlarımızın yardımlarından yararlanabilirsiniz .

Sorularınızı info@cyrene.com.tr mail adresine gönderebilirsiniz

Her ne kadar Roaccutane (Isotretinoin) yan etkiler minimuma indirilmiş olsa da mukokutanöz yan etkiler, serum lipid düzeylerindeki yükselme ve teratojenite (Anneden plasenta yoluyla yavrunun dolaşımına geçmesi sonucu yavruda doğuştan biçim bozukluklarına neden olan etkenler veya maddeler) gibi istenmeyen yan etkiler halen varlığını sürdürmektedir [1].

Peck ve ekibinin yaptığı çalışmalardan da anlaşılabileceği gibi geleneksel tedaviler sonrası nükseden şiddetli, nodülokistik akne tedavisinde Roaccutane (Isotretinoin) üstünlüğü doğrulanmıştır [2].

Sistemik Roaccutane (Isotretinoin) Akne Vulgaris patogenezinde rol alan tüm faktörlere etkili olan tek ilaçtır. Akne lezyonlarında hem etkili şekilde düzelme sağlamakta hem de hastalık belirtilerinin sönmesi süresini uzatmaktadır.

  • Sebase bezlerin (Sebum üretim bezleri) boyutunu ve sebum üretimini azaltır. Tedavi sırasında sebum üretimi % 90 veya daha fazla oranda azalır.
  • Foliküler keratinizasyonu normalleştirir, yeni komedon oluşumunu engeller.
  • Foliküler ortamı değiştirerek P. acnes büyümesini indirekt olarak inhibe eder.
  • Antiinflamatuar etki gösterir.

Roaccutane (Isotretinoin) tedavisi kesildikten sonra tedavi süresince azalmış olan sebum üretimi ve P. acnes düzeyleri tekrar artabilir. Retinoik asit ve özellikle androjen ve östrojen metabolizması olmak üzere hidroksisteroid metabolizmasında gerekli olan enzim reaksiyonlarının güçlü bir inhibitörüdür [3,4].

Roaccutane ilk zamanlarda sadece şiddetli, inatçı nodüler akne tedavisi için onaylanmıştır. Fakat, 1993-2000 yılları arasında kullanımı incelendiğinde Amerika'da şiddetli aknede % 63'den, % 46'ya düşerken, hafif ve orta aknede oran %31 'den, %49'a yükselmiştir [5].

Oral Roaccutane (Isotretinoin) tedavisi şiddetli nodülokistik aknede çok etkilidir ve pek çok durumda 4-6 aylık tedaviye yanıt verir [2,6,7,8].

Oral Roaccutane (Isotretinoin) şiddetli aknede tedavisinde ilk seçenektir. Genellikle tedaviye başladıktan 1-2 ay sonra bile yanıt belirgin olmayabilir. Benzer şekilde etkisi tedavi kesildikten birkaç ay sonra hala devam edebilir [9].

Roaccutane (Isotretinoin) Yan Etkileri

Roaccutane (Isotretinoin), kullanılmaya başlamadan önce oluşabilecek yan etkiler dikkatle incelenmeli ve anlaşılmalıdır. Özetlemek gerekirse:

Teratojenite: Hamilelerde düşük yapma ihtimali veya Anneden plasenta yoluyla yavrunun dolaşımına geçmesi sonucu yavruda doğuştan biçim bozukluklarına neden olma.

Oküler: Gece görüşünde azalma, Gözlerde kuruluk, Stapyhylococcus aureus enfeksiyonları

Kemik: Osteofit (Kemiklerde yerel çıkıntı tarzındaki kemik üremesi veya kabartısı) oluşumları, Uzun kemiklerde osteoporotik değişiklikler, Epifizlerde erken kapanma

Lipid metabolizması: Hiperkolesterolemi (Kanda aşırı kolesterol bulunması), Hipertrigliseridemi (Kanda trigliserid düzeyinin artması).

Hepatik: Transaminazlarda yükselme, Nadiren toksik hepatit

Nörolojik: Depresyon - intihar düşüncesi

Kas: Miyopati (Kas hastalığı)

Gastrointestinal: Enflamatuar barsak hastalıklarında alevlenme, Pankreatit (trigliseridlere bağlı)

[10,11,12,13,14]

Roaccutane (Isotretinoin) sebep olabileceği en büyük ve en ciddi sorunlardan bir tanesi Teratojenite dir. Türkiyede maalesef bununla ilgili inceleme ve araştırmalara rastlayamıyoruz fakat ABD de çok detaylı arşivler mevcuttur.

ABD kaynaklarına göre her yıl 3.6 milyon kadın gebe kalmakta ve bu gebeliklerin %45'ini istenmeyen gebelikler oluşturmaktadır. ABD'de Roaccutane (Isotretinoin) kullanan her bin hastanın 3'ünde gebelik oluşmaktadır. Bu hastaların %91 'i, ilacın gebelikte kullanılması durumunda doğumsal hasarlara yol açabileceği konusunda uyarılmış olduklarını bildirmektedirler (Roche Accutane Drug Safety Database 1991-1998).

Kadın hastaların, Roaccutane (Isotretinoin) tedavisi öncesinde gebe olmadığından kesin olarak emin olmalıdır, tedavi süresince ve tedavinin bitiminden 1 ay sonrasına kadar da gebe kalınmamalıdır. Bu sürenin bitiminden sonra her anne adayı gebe kalabilir ve sağlıklı bebekler doğurabilir. Bu aşamada isotretinoin kullanmış bir anne adayının kullanmamış anne adaylarından hiçbir farkı yoktur.

FDA'in elinde 1982'den beri Roaccutane (Isotretinoin) kullanırken gebe kalmış iki binin üzerinde vaka bulunmaktadır. Bu gebeliklerin büyük çoğunluğu düşük ile sonlanmıştır. Doğan bebeklerin bir kısmı sağlıklı olmasına rağmen FDA verilerine göre 160'ın üzerinde bebek doğum defektleri ile doğmuştur [15].

Roaccutane (Isotretinoin) neden olabileceği en ciddi ikinci sorun ise depresyondur. Roaccutane (Isotretinoin) ile akne etkili bir şekilde tedavi edilmeye başlandıktan sonra pek çok durumda akne ile ilişkili psikososyal sorunlar da düzelmektedir. Ancak depresyonu bulunan bazı hastalarda tedavi ile depresyonda düzelme olmamaktadır. Bu durum etkili olmayan mücadele stratejileri, akne izleri (lekeleri), Roaccutane tedavisi gibi bir çok faktöre bağlı olabilir [16].

Hazan ve arkadaşları, 1983 yılında yayımladıkları araştırmalarında Roaccutane (Isotretinoin) kullanan hastaların %5.5'inde depresyon bulguları olduğunu bildirmişlerdir [17].

1999 yılında yayımlanan bir araştırmada akne vulgaris tedavisinde kullanılan 6 ilacın (isotretinoin, minosiklin, tetrasiklin, doksisiklin, diane ve oksitetrasiklin) intihar, intihar girişimi ve intihar düşüncesi ile ilişkisi araştırılmıştır. Bu araştırmada 1999 yılına kadar dünya genelinde bildirilmiş toplam 1830 psikiyatrik yan etkiye ulaşılmış ve bunların %59,8'inin de Roaccutane (Isotretinoin) a bağlı olduğu belirlenmiştir. Roaccutane (Isotretinoin) kullanımı ile ilgili 47 intihar ve 56 intihar düşüncesinin olduğu bildirilmiştir [18, 19, 20].

Roaccutane (Isotretinoin) depresyona yol açabilmesi için beyin fonksiyonlarını etkilemesi gerekmektedir. Bu konu 2005 yılında Bremner ve arkadaşlarının yaptıkları araştırmalarında yayımlanmıştır. Roaccutane (Isotretinoin) ve antibiyotik ile tedavi edilen hastalarda, tedaviden önce ve 4 ay sonra, florodeoksiglukoz pozitron emisyon tomografisi ile beyin fonksiyonları ölçülmüş, Roaccutane (Isotretinoin) ile tedavi edilen hastalarda, beynin depresyon semptomları ile ilişkili orbitofrontal korteksinde, beyin metabolizmasında azalma saptanmıştır[21].

Roaccutane (Isotretinoin) diğer yan etkileri arasında deri ve mukozalarda kuruma, burun kanaması, ses kısıklığı, göz iltihabı, reversibl kornea opaklığı ve kontakt lenslere intolerans gibi sorunlar yaşanabilir [22,23].

Dermatolojik yan etkiler ekzantem (deri kızarmaları ve semptomatik deri dökmeleri), kaşıntı, yüzde kızarıklık/dermatit, terleme, piyojenik granülom (içerisinde irin olan yumrular), tırnak dejenerasyonu, yumru oluşumunda artış, saç tellerinde incelmeler ve geri dönüşümlü saç dökülmesi, kıllanma ve hiperpigmentasyon olarak sayılabilir.

İskelet-kas sisteminde kas ağrısı, eklem ağrısı, hiperostoz (Kemik dokusunun aşırı büyümesi veya gelişmesi) ve tendol iltihabı gelişebilir. Duyusal bozukluklar arasında, izole olgularda, görme bozuklukları, fotofobi, karanlığa uyum bozuklukları (gece görüşünün azalması), katarakt, kornea iltihabı, belli frekansları duyma bozukluğu yer alabilir [24, 25, 26].

Kaynaklar:

  1. Akne Vulgariste Oral Isotretinoin Tedavisi, Cengizhan Erdem, Turkiye Klinikleri J Int Med Sci 2006;2(30):36-43
  2. Peck GL et al., Prolonged remissions of eystic and conglobate acne with 13-cis-retinoic acid. N Engl J Med 1979; 300: 329-333
  3. Bershad S, Poulin YP, Berson DS, Sabean J. Brodeli RT, Shalita AR, Kakita L, Tanghetti E, Leyden J, Webster GF, Miller BH. Topical retinoids in the treatment of acne vulgaris. Cutis 1999; 64 (Suppl 2): 8-20
  4. Blaner WS. Cellular metabolism and actions of 13-cis-retinoic acid. J Am Acad Dermatol 2001; 45: 129-135.
  5. Chivot M. Residual acne lesions after treatment. Ann Dermatol Venereol 1996; 123: 594-600
  6. Leyden JJ. The role of isotretinoin in the treatment of acne: personal observations. J Am Acad Dermatal 1998; 39: 45-49
  7. Pochi PE. 13-cis retinoic acid in severe acne. N Engl J Med 1979; 300: 369-380
  8. Jones OH, Blanc D, Cunliffe WJ. 13-c;s retinoic acid and acne. Lancet 1980; 2: 1048-1049
  9. Goulden V, Layton AM, Cunliffe WJ, Current indications for isotretinoin as a treatment for acne vulgaris. Dermatology 1995; 1gO: 284-287
  10. Di GiovannaJj. Systemic retinoid therapy. Dermatol Elin 2001; 19: 161-167
  11. Geiger JM, Hommel L, Harms Mı Saurat JH. Oral l3-cis retinDie acid is superior to 9-cis retinoic acid in sebosuppression in human beings. J Am Acad Dermatol 1996; 34: 513-51
  12. Cunliffe WJ, Norris JFB. isotretinoin: an explanation for its long term benefit. Dermatologica 1987; 175 (Suppl1): 133-137
  13. Layton AM, Knaggs H, Taylor J, Cunliffe WJ. Isotretinoin for acne vulgaris-10 years later: a safe and successful treatment. Br J Dermatol 1993; 129: 292-296
  14. Strauss JS, Leyden Jj, Lucky AW, Lookingbill DP, Drake LA, Hanifin JM ve ark. A randomized trial of the efficacy of a new micronized formulation versus a standard formulation of isotretinoin in patients with severe recalcitrant nodular acne. J Am Acad Dermatol 2001; 45: 187-195
  15. Mitchell AA, Van Bennekom CM, Louik C. A pregnancy-prevention program in women of childbearing age receiving isotretinoin. N Engl J Med 1995; 333: 101-106
  16. Kellet SC, Gawkrodger DJ,The psychological and emotional impact of acne and the effect of treatment with isotretinoin. Br J Dermatol 1999; 140: 273-282
  17. Hazen PG, Carney JF, Walker AE, Stewart JJ. Depression a side effect of 13-cis-retinoic acid therapy. J Am Acad Dermatol 1983; 9: 278279
  18. Middelkoop T. Roaccutane (Isotretinoin) and the risk of suicide: case report and a review of the Iiterature and pharmacovigilance reports. J Pharmacy Practice 1999; 7: 374-378
  19. Jick SS, Kremers HM, Vasilakis-Scaramozza C. Isotretinoin use and risk of depression, psychotic symptoms, suicide, and attempted suicide. Arch Dermatol 2000; 136: 1231-1236.
  20. Jacobs DG, Deutsch NL, Brewer M. Suicide, depression, and isotretinoin: is there a causal Iink? J Am Acad Dermatol 2001; 4S: 168-175
  21. Bremner JD, Fani N. Functional brain imaging alterations in acne patients treated with isotretinoin. Am J Psychiatry 2005; 162: 983-991
  22. Nguyen E-Q H, Wolverton SE. Systemic retinoids. Comprehensive Dermatoiogic Drug Therapyde. Ed. Wolverton SE. Philadelphia, WB Saunders Company, 2001; 269-310
  23. Stainforth JM, Layton AM, Taylor JP, Cunliffe WJ. Isotretinoin for the treatment of acne vulgaris: which factors mav predict the need for more than one course? J Dermatol 1993; 129: 297-301.
  24. Harms M, Masouye I, Radeff B.The relapses of cystic acne after isotretinoin treatment are age-related: a long-term Follow-up study. Dermatologica 1986; 172: 148-153
  25. White GM, Recurrence rates after one course of isotretinoin. Arch Dermatol 1998; 134: 376-378
  26. Cunliffe WJ, Layton A, Knaggs HE. Retinoids: 10 years on. Ed. Saurat J H. Basel, Karger, 1991; 274-280